


Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) tarafından 15-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Londra’da düzenlenen “Birlik, Yol ve Gelecek” temalı panel ve seminer dizisi, Alevi toplumunun dinamiklerini ve inançsal çizgisini siyasi emellere alet ettiği gerekçesiyle sert eleştirilerin hedefi oldu. Toplantıya yönelik en dikkat çekici ve çarpıcı analiz ise araştırmacı-yazar Mustafa Fırat’tan geldi. Fırat, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, toplantının perde arkasındaki siyasi mühendislik çabalarını deşifre ederek, organizasyonu düzenleyenleri ve katılan aktörleri sert bir dille eleştirdi.

“Lozan’ı Yırtıp Sevr’i Diriltmeye Çalışıyorlar”
Mustafa Fırat, Londra’da düzenlenen panellerde çoğunlukla Alevi olmayan siyasi aktörlerin (DEM Parti’den Mithat Sancar, CHP’den Sezgin Tanrıkulu ve TİP’den Erkan Baş gibi isimlerin) ön plana çıkarılmasını eleştirdi. Fırat, bu durumun küresel güçlerin ve Türkiye’deki iktidara muhalif odakların, Alevi toplumunu kendi siyasi blokları içinde konsolide etme çabasından başka bir şey olmadığını vurguladı.
Toplantıda yürütülen tartışmaların, 100 yıl önce Lozan Konferansı’nda gündeme gelen “Kürtlere azınlık statüsü verilmesi” konusunu, bu kez Alevi toplumu aracılığıyla yeniden ısıtma çabası olduğunu belirten Fırat, bu girişimi “Lozan’ı yırtıp atmak; yerine Sevri diriltmeye çalışmak” olarak nitelendirdi. Organizatörlerin niyetinin “etnik kimlik siyaseti” üzerinden toplumu bölmek olduğunu ifade eden Fırat, Hz. Ali’nin görseli önünde poz veren bu şahısların inançları siyasete malzeme ettiğini aktardı.


“CHP’nin Kurumsal Olarak Temsil Edilmesi Üzücü”
Eleştirilerinin odağına organizatörlerin yanı sıra ana muhalefet partisini de alan Fırat, organizasyonun arkasındaki siyasi amaçlar açıkça bilinmesine rağmen, Lozan’ın mimarı olan CHP’nin bu panellerde kurumsal düzeyde temsil edilmesini “üzücü” olarak değerlendirdi. Alevi toplumunun tarih boyunca maruz kaldığı yaralara ve acılara rağmen ne kendine, ne tarihine ne de Lozan’a ihanet etmeyeceğini belirten Fırat, “Sevrciler” ile “Lozancılar” arasındaki yol ayrımına dikkat çekerek Alevi toplumunun asıl durması gereken yerin “Anayasal Eşitlik” temelinde Lozan çizgisi olduğunu vurguladı.

Mustafa Fırat Londra toplantısına sert eleştiriler yöneltti.

Mustafa Fırat’ın Sosyal Medya Paylaşımının Tam Metni:
“Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 15-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Londra’da “Birlik, Yol ve Gelecek” ana temasıyla bir dizi panel ve seminer düzenlemiş.
Londra’da İngiltere Cemevi ev sahipliğinde gerçekleşen oturumlarda; ulus ötesi dayanışma ağları kurma ve uluslararası alanda hak mücadelesini büyütme yolları tartışılmış…
Açılış panelinde AABK adına Hüseyin Mat, DEM Parti’den Mithat Sancar, CHP’den Sezgin Tanrıkulu ve TİP’ten Erkan Baş gibi isimler katılmış.
Söz konusu panel ve konferans dizilerinden “Açığa çıkmak mı saklanmak mı? Azınlık kimliğinin ikilemi” başlıklı panelde; Türkiye’deki etnik ve kültürel kimliklerin Türk siyasal sistemiyle ilişkileri ele alınarak tartışılmış.
AABK’nin öncülüğünde düzenlenen bu etkinliklerle, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi hareketine yeni bir yol haritası çizmeyi hedeflediği görülmektedir.
Panellerde çoğunlukla Alevi olmayan siyasi aktörlerin ön plana çıkması; Türkiye’deki iktidara muhalif kişilerin çağrılması, küresel güçlerin, Alevi toplumunu Türkiye’deki iktidar mücadelesinde muhalefet bloğu içinde konumlandırma ve burada konsolide etme çabalarını göstermekle kalmıyor; bundan sonraki siyasal mücadelenin 100 yıl önce Lozan konferansında Müslüman Türk ahalisi içindeki Kürt topluluğu için önerdiği “Azınlık” statüsü çerçevesinde gelişeceğini gösteriyor.
“Açığa çıkmak mı saklanmak mı? Azınlık kimliğinin ikilemi” başlıklı bir panelde Alevi meselesinin tartışılması, Türkiye ve Avrupa daki Alevilere yeni bir yol haritası çiziyor. Azınlık ve azınlık hakları.
Öyle anlaşılıyor ki özellikle Türkiye deki Kürt toplumunun siyasi hakları konusunda Lozan konferansında gündeme gelen, Kürtlere azınlık statüsü verilmesi konusu, bu kez Alevi toplumu aracılığıyla siyasal tartışma ve taleplerin merkezine oturacak.
Eee böyle olunca AABK’nın başını çektiği ve Türkiye’deki taşeronluğunu ise Pirsultan Abdal, Alevi Kültür Dernekleri ve Demokratik Alevi Derneklerinin yaptığı sözde bir kısım Alevi örgütlerinin “Eşit Yurttaşlık” söylemi anlam kazanıyor.
Lozan’ı yırtıp atmayı; yerine Sevri diriltmeye çalışan bu zevatın amacı belli.
Meselenin esası şu. Hz Ali’nin görseli önünde poz veren bu şahıslar; Alevi toplumunun inançlarını siyasete malzeme etmekle kalmıyor; Alevi toplumunu bundan sonraki siyasi gerilimlerin merkezine oturtuyorlar.
Şimdi Alevi toplumunun önünde iki ana yol ayrımı var:
Birinci yol “etnik kimlik siyaseti” üzerinden siyasi kazanımlara odaklanan; Türk toplumunu oluşturan diğer etnik ve kültürel gurupların Anayasada tanımlanması ve haklarının güvence altına alınmasını “Eşit Yurttaşlık” söylemi temelinde ele alan Sevrcilerle yürümek.
İkinci yol: Türk toplumunu oluşturan her etnik, kültürel ve dini gurubun mensuplarını devletle ilişkisinde bir birey ve dolayısıyla temel hak ve özgürlükler bakımından “Anayasal eşitlik” temelinde ele alan Lozancılarla yürümek.
Küresel güçlerin Ortadoğu ve Türkiye şefi Tom Barack’ın son zamanlarda dile getirdiği hususlar da dikkate alındığında taşlar yerli yerine oturuyor.
Üzücü olan şu ki, organizatörlerinin siyasi amaçları bilinmesine rağmen; Lozan’ı imzalayan CHP’ nin bu panelde kurumsal olarak temsil edilmesi.
Alevi toplumu yaralıdır, yarası hala kanamaktadır. Fakat buna rağmen ne kendine, ne tarihine ve ne de Lozan’a ihanet etmez.”
Kaynak:https://www.facebook.com/mfirat65/?locale=tr_TR

1
Seyyid Hacı Kureyş Dergâhı Derneği’nden Abdal Musa Sultan Dergâhı’na Ziyaret
915 kez okundu
2
Av. Metin Tarhan’a Kritik Görev
530 kez okundu
3
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Mezhepçilik” Uyarısı
373 kez okundu
4
Araştırmacı-Yazar Haydar Teberoğlu Hakka Yürüdü
348 kez okundu
5
Ankara’da Şah Hatayi’yi Anma Etkinliği ve Cem İbadeti Düzenleniyor
323 kez okundu

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.