
23 Ekim 2026 Cuma

HABER MERKEZİ / ANKARA – Anadolu’nun köklü kültürel miraslarından biri olan Abdal geleneğini ve Horasan irfanını yarınlara taşımak amacıyla kurulan Horasan Abdalları Federasyonu, başkent Ankara merkezli olarak resmi kuruluşunu tamamladı. Alevi-Bektaşi ve Abdal kültürünün tarihsel, sosyal ve sanatsal değerlerini korumak, yaşatmak ve temsil etmek hedefiyle yola çıkan federasyon, Türkiye genelindeki Abdal topluluklarını ve kültür derneklerini tek çatı altında birleştiriyor.
KURUCU GENEL BAŞKAN HÜSEYİN DURUKALP’TEN AÇIKLAMA
Haber sitemize Horasan Abdalları Federasyonu’nun kuruluşu vesilesiyle bir açıklama yapan Kurucu Genel Başkan Hüseyin Durukalp, Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Abdalların büyük kültürel mirasının önemine dikkat çekti.
Durukalp sitemize yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Horasan’dan Anadolu topraklarına maya taşıyan, sazıyla, sözüyle, irfanıyla bu coğrafyanın harcını karan Abdal geleneğini hak ettiği değerle geleceğe taşımak kararlılığındayız. Horasan Abdalları Federasyonu, asırlardır hoşgörü, birlik ve kardeşliğin timsali olan ozanlarımızın ve ariflerimizin sesini günümüz dünyasında daha güçlü duyurmak amacıyla kurulmuştur. Amacımız yalnızca geçmişi yad etmek değil, gençlerimizin kendi köklerini, müziğini ve felsefesini tanıyarak büyümesini sağlamaktır. Ankara merkezli başlattığımız bu tarihi adımla, kültürümüzün araştırmacılar ve akademisyenlerle iş birliği içinde doğru şekilde belgelenmesini, toplumsal dayanışmamızın ise her geçen gün daha da pekişmesini hedefliyoruz.”
FEDERASYONUN HEDEFLERİ NELERDİR?
Kurucu Genel Başkan Hüseyin Durukalp liderliğinde faaliyetlerine başlayan federasyon, çalışma takvimi kapsamında şu öncelikli projeleri hayata geçirecek:
1) Abdal kültürüne ait sözlü edebiyat, nefesler ve geleneksel icra tekniklerinin derlenerek dijital ve yazılı arşiv haline getirilmesi.
2) Üniversiteler ve araştırmacılarla ortaklaşa paneller düzenlenerek kültürün tarihsel derinliğinin bilimsel platformlarda ele alınması.
3) Geleneksel enstrüman yapımı ve icrasını kapsayan eğitim atölyeleriyle yeni ozanların ve sanatçıların yetişmesine katkı sunulması.
4) Yurt içi ve yurt dışında Abdal kültürünü tanıtıcı anma programları, buluşmalar ve festivaller düzenlenmesi.
#Horasan Abdalları Federasyonu Ankara’da kuruldu#Abdallar#Alevi haberleri#Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu
Kaynak Linki = https://www.alevihaberler.com.tr/haber/horasan-abdallari-federasyonu-ankarada-kuruldu-3663

Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu’nun resmi X (Twitter) hesabı (@alevipltfrm), 22 Ekim 2026 tarihinde yaptığı paylaşımda Alevi kurumlarında “arınma”nın zorunlu hale geldiğini belirtti.
Paylaşımda, “Kimlerden arınmalı?” sorusuna şu listeyle yanıt verildi:
– Ali’sizlerden
– Hak-Muhammed-Ali ikrarında durmayanlardan
– Menfaat peşinde olanlardan
– Siyaset tilkilerinden
– Üfürükçülerden
– Keramet satanlardan
Paylaşımda arınılması gereken gruplar şöyle sıralandı:
* Ali’sizlerden: Alevi-Bektaşi yolunda Hz. Ali merkezli inanç ve bağlılığı reddeden veya dışlayanlardan.
* Hak-Muhammed-Ali ikrarında durmayanlardan: Yolun temel ikrarını (Hak-Muhammed-Ali) benimsemeyen veya sürdürmeyenlerden. Platform, ikrarı yolun kalbi olarak tanımlayan yayınlar yapmıştır.
* Menfaat peşinde olanlardan: Kişisel çıkar, rant veya kariyer amacıyla Alevi kurumlarını kullananlardan.
* Siyaset tilkilerinden: Siyasi hesaplarla hareket eden, Aleviliği siyasi araç haline getirenlerden.
* Üfürükçülerden: Halk arasında üfürükçülük olarak bilinen, Alevi-Bektaşi erkânıyla bağdaşmadığı düşünülen geleneksel pratikleri yürütenlerden.
* Keramet satanlardan: Manevi otoriteyi veya “keramet”i ticari/kişisel menfaate dönüştürenlerden.
Platform, Aleviliğin doğru anlatılmasını, önyargıların giderilmesini ve kurumların inançsal özünden uzaklaşmamasını savunmaktadır. Arınma çağrısı da bu çerçevede, “Ali’siz”, ikrardan sapmış, menfaatçi ve siyasi istismarcı unsurlardan uzaklaşma olarak konumlandırılmıştır.
Alevi-Bektaşi Güçbirliği Platformu, daha önce de “Terörsüz Türkiye” ve yeni anayasa süreçlerini ele alan çalıştaylar düzenlemiş, Alevi kurumlarının tutumlarına yönelik değerlendirmelerde bulunmuştu.

İstanbul’un Esenyurt ilçesine bağlı Kıraç’ta bulunan cemeviyle ilgili kullanım hakkı ve tahliye tartışması sürüyor. Cemevi arazisinin kullanım hakkını Cem Vakfı’na tahsis edilmesinin ardından, mevcut yönetime 21 Ekim 2026 tarihine kadar tahliye süresi verilmişti. Mahalle halkı ve cemevi üyeleri bu karara karşı nöbet başlatırken, 21 Ekim sabahı kaymakamlık yetkililerinin gelmemesi üzerine tahliye işlemi ertelendi.
Arka plan
Kıraç Cemevi, yaklaşık 20 yıl önce mahalle halkı tarafından imece usulüyle inşa edildi. Yapı, resmiyet kazanması amacıyla uzun yıllar Cem Vakfı’na bağlı kaldı. Mevcut yönetim, vakıfla yönetim anlayışı konusunda yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle ilişkilerini sonlandırarak bağımsız bir dernek kurduklarını belirtiyor. Kıraç Cemevi Başkanı Evren Kaya, daha önce yaptığı açıklamalarda Cem Vakfı temsilcilerinin polis eşliğinde yeni bir yönetim atamaya çalıştığını iddia etmişti.
Bakanlık, Hazine arazisi üzerindeki yapının kullanım hakkını Cem Vakfı’na tahsis etti. Yerel yönetim ve mahalle sakinleri, yaklaşık 600 imza toplayarak bu karara karşı çıkıp süreci yargıya taşıdıklarını duyurdu. Mahkemenin daha önce yürütmeyi durdurma kararı verdiği yönünde bilgiler de kamuoyuna yansıdı.
Protestolar ve güvenlik önlemleri
Tahliye tarihi yaklaşırken cemevi üyeleri ile mahalle halkı bina önünde nöbet başlattı. 20 Ekim akşamı ve 21 Ekim’de yürüyüşler düzenlendi. “Kıraç’ı teslim etmeyeceğiz” ve “Cemevi halkındır, halkın kalacak” sloganları atıldı. Bölgeye çok sayıda çevik kuvvet polisi ve TOMA sevk edildi; cemevi çevresinde güvenlik çemberi oluşturuldu.
21 Ekim sabahı saat 10.00’da beklenen kaymakamlık yetkilileri cemevine gelmedi. Tahliye işlemi gerçekleştirilmedi ve kararın ertelendiği bildirildi. Bazı kaynaklar ertelemenin bir ay süreyle yapıldığını aktardı. Cemevi yönetimi ve mahalle halkı, nöbet eylemlerini sürdüreceklerini ve yapıyı teslim etmeyeceklerini ifade ediyor. Hukuki süreç devam ederken, taraflar arasındaki görüş ayrılığı ve arazinin mülkiyet durumuyla ilgili belirsizlik henüz çözülmüş değil.
Olay, Alevi inanç yerlerinin yönetimi ve resmi tahsis süreçleriyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Cem Vakfı ve bakanlık yetkililerinden konuyla ilgili kamuoyuna yansıyan ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor.

Babagan Bektaşi geleneğinde Dedebaba olarak kabul edilen Ali Haydar Ercan’ın vefat ettiği 17 Ekim 2026’da duyuruldu. Haberi ilk olarak Ayhan Aydın sosyal medya hesabından paylaştı. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın önceki dönem başkanı Alirıza Özdemir de vefatı teyit ederek başsağlığı mesajı yayımladı.
Ercan, 1936 yılının nisan ayında İzmir’de, Emine Anabacı ile Hacı Ali Ercan Baba’nın oğlu olarak dünyaya geldi. İlkokulu bitirdikten sonra çıraklıkla iş hayatına başladı. Deri ve kösele işleri, tornacılık, sayacılık ve kuyumculuk alanlarında 50 yılı aşkın süre çalıştı.
1959 yılında Hatice Gülümser Anabacı ile evlendi. Bu evlilikten iki çocuğu oldu. İnanç yolundaki ilk resmi adımını 1965’te attı. Tire Ali Baba Dergâhı’nda Hulisi Kıvrık Baba’dan nasip aldı. On yıl sonra, 1975’te aynı dergâhta Hasan Balım Baba’dan dervişlik hırkası giydi.

1983’te Hacıbektaş’ta Bedri Noyan Dedebaba’dan babalık icazetnamesi aldı. 1993’te yine Bedri Noyan’dan hilafetname alarak Halifebaba oldu. Bedri Noyan Dedebaba 6 Ocak 1997’de Hakk’a yürüdükten sonra, 12 Aralık 1997’de İzmir’de yapılan seçimde Dedebaba olarak belirlendi. Bu tarihten itibaren kendi çizgisinde Hacı Bektaş Veli Postnişini sıfatıyla hizmet yürüttü.
1997’deki seçimin ardından Bektaşi topluluğunda ayrışma yaşandı. Bir kesim Ali Haydar Ercan’ı, diğer kesim Mustafa Eke’yi ve daha sonra Ali Saka’yı Dedebaba olarak kabul etti. Ercan, son yıllarda Arnavutluk’ta gündeme gelen “Bektaşi Devleti” tartışmalarına da Bektaşiliğin siyasi bir yapı olmadığı yönünde açıklamalarla katıldı.
Cenaze töreni ve defin programına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.


Erzincan’da Alevi toplumunun saygın isimlerinden Ali Rıza Doğan Dede, 98 yaşında hayatını kaybetti. Ahmet Uğurlu Dede’nin musahibi olan Doğan Dede’nin vefatı, kentte ve Alevi camiasında derin üzüntüyle karşılandı.
1928 yılında Erzincan’da doğan Ali Rıza Doğan Dede, uzun yıllar Erzincan Şeker Fabrikası’nda çalışmış daha sonra emekliye ayrılmıştı. Ali Rıza Doğan Dede Alevi yurttaşlara uzun yıllardır dini hizmet veriyordu. Sevilen ve saygı duyulan bir kanaat önderi olarak tanınan Doğan Dede’nin ölümü, özellikle Alevi toplumunda büyük bir üzüntü yarattı.
Cenazesinin bugün saat 12.00’de Beşsaray Köyü Cemevi’nden kaldırılması planlanıyor.
Ali Rıza Doğan Dede’nin vefatı nedeniyle ailesine, yakınlarına, Alevi camiasına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
Cenab-ı Hak, onu Ehlibeyt’e komşu eylesin.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.