
02 Haziran 2026 Salı


Alevi Bektaşi Güç Birliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir başkanlığındaki bir heyet, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı ziyaret etti.
Ziyarette, Alevi Bektaşi toplumunun beklentilerini içeren “Alevi Raporu” Genel Başkan Özdağ’a takdim edildi. Heyet, Cumhuriyet’imizin ikinci yüz yılında Alevi toplumunun devletten olan makul ve meşru taleplerini dile getirdi.
Platform Başkanı Ali Rıza Özdemir, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, Alevi-Bektaşi toplumunun taleplerinin milli birlik ve bütünlüğümüzü güçlendirecek nitelikte olduğunu vurguladı. Taleplerin, Türkiye’nin birliğinden ve Türk milli birliğinden yana olan herkesin ortak paydası olduğunu, Türk toplumunun tüm kesimlerine doğru ve sağlıklı bir şekilde aktarmak istediklerini ifade etti.
Özdemir, tüm siyasi partileri ve kanaat önderlerini ziyaret ederek, Alevi Bektaşi toplumunun taleplerinin hayata geçirilmesi için geniş bir ortak akıl ve konsensüs oluşturmayı amaçladıklarını belirtti.
Özdemir, son yıllarda Alevi toplumunun talepleri kapsamında devlet tarafından önemli adımlar atıldığını, bunların toplum tarafından memnuniyetle karşılandığını ancak cumhuriyetin ikinci yüz yılında da yapılması gereken işler olduğunu söyledi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, raporu parti politikalarının ve seçim beyannamelerinin hazırlanmasında değerlendireceklerini ifade etti.


T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Önceki Dönem Başkanı Ali Rıza Özdemir, Alevi toplumunun birliği, dayanışması ve geleceği üzerine önemli bir mesaj yayınladı.
Özdemir, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, modern çağda bilgiye kolay erişimin Alevilik üzerine “yeni” ve çelişkili yorumlara yol açtığını belirtti. Aleviliğin Kur’an-ı Kerim, Ehlibeyt ve On İki İmamların buyrukları ile şekillendiğini vurgulayan Özdemir, “Alisiz Alevilik” gibi yapıların inancın özüne yönelik saldırılar düzenlediğini ve bunların tarihsel temelden yoksun olduğunu ifade etti.
Alevi toplumunun yaklaşık yüzde 90’lık ana kütlesinin Aleviliği “Hak-Muhammed-Ali yolu” ve Horasan’dan Anadolu’ya taşınan Türkmen-Ehlibeyt merkezli İslam yorumu olarak gördüğünü kaydeden Özdemir, dernekler, vakıflar ve inanç önderlerinin küçük görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak ortak bir “lokomotif” oluşturması gerektiğini belirtti. Özdemir, “İslam’ın özüyüz” vurgusuna yönelik eleştirilere karşı da hukuk yolunun kullanılmasını ve dedikodulara pabuç bırakılmamasını tavsiye etti.
Özdemir, mesajını “Bu yol, Hak-Muhammed-Ali yoludur. Bu mirası korumak hepimizin boynunun borcudur” sözleriyle tamamladı.
Tam Metin:
Alevi Toplumunda Birlik ve Dayanışma Nasıl Sağlanır? Bugün Alevi toplumunun birliği, dayanışması ve geleceği üzerine bir yol haritası çizmek istiyorum. Modern dünyada bilgiye ulaşmak kolaylaştı; ancak bu durum her önüne gelenin, derinlemesine bilgi sahibi olmadan Alevilik üzerine “yeni” ve “çelişkili” yorumlar getirmesine yol açtı. Oysa Alevilik; Kur’an-ı Kerim ve Ehlibeyt ışığında, On İki İmamların buyruklarıyla şekillenmiş bir yoldur. Doğru Bir İnanç Anlayışı İçin Ne Yapmalı?Kur’an’a, Peygamber efendimizin sünnetine, On İki İmamların buyruklarına, ariflerimizin, velilerimizin, ozanlarımızın nefeslerine/risalelerine ve erkannamelerimize bütüncül bakmalıyız. Ancak tüm verileri bir araya getirerek gerçek bir hakikate ulaşabiliriz. “Alisiz Alevilik” TehlikesiNe yazık ki, emperyalizmin taşeronluğunu yapan “Alisiz Alevilik” gibi yapılar, inancımızın özüne saldırıyor. Göbeklitepe veya Luvi gibi zorlama ve asılsız bağlantılarla Aleviliği İslam dışı göstermeye çalışan bu cılız ama gürültücü çevrelerin hiçbir tarihsel temeli yoktur. Bunlara itibar etmemeli, bu tür “operasyonel” yapılara meydanı bırakmamalıyız. Yüzde 90’lık Ana Kütle: Birlik Zamanı!Alevi toplumunun yaklaşık %90’ı, Aleviliği Hak-Muhammed-Ali yolu olarak görür ve Horasan’dan Anadolu’ya taşınan bu kutsal mirasa sahip çıkar. Bu büyük çoğunluk, inancımızı Türkmen ve Ehlibeyt merkezli bir İslam yorumu olarak kabul eder. Nasıl Güçleneceğiz?İslam’ın özü olan Alevilik yolunu savunan dernekler, vakıflar ve inanç önderleri aralarındaki küçük görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp ortak bir lokomotif oluşturmalıdır.”İslam’ın özüyüz” dediğimizde başlayan ahlaksız saldırılar, bizi yıldırmamalı. Hakaret içeren durumlarda hukuk yolunu kullanıp, bu çevrelerin dedikodularına pabuç bırakmamalıyız.Özetle: Bir vagon değil, lokomotif olmalıyız! İnancımızı, tarihimizi ve değerlerimizi korumak için el birliğiyle, güçlü ve kararlı bir merkez etrafında toplanmalıyız. Bu yol, Hak-Muhammed-Ali yoludur. Bu mirası korumak hepimizin boynunun borcudur.


Adıyaman’ın Yedioluk (Şahmir) Köyü’nde, Ağuiçen Ocağı pirlerinden Ap Aziz Dede’nin (Dede Aziz) Hakk’a yürüyüşünün 60. yıl dönümü dolayısıyla görkemli bir anma töreni düzenlendi.
Dede Aziz Türbesi Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene binlerce kişi katıldı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) soyundan gelen Ehlibeyt’ten Büyük Veli Apaziz’in anıldığı etkinlikte, Alevi-Bektaşi geleneklerine uygun olarak dualar okundu, deyişler söylendi, semahlar dönüldü ve lokmalar dağıtıldı.
Tören alanında kurulan semah meydanında, geleneksel kıyafetleriyle dedeler ritüeli icra ederken, çevredeki tepeler ve tarihi yapıların önünde toplanan kalabalık, büyük bir coşku ve huşu içinde izledi.
Etkinlikte, Dede Aziz’in manevi mirasına sahip çıkma ve birlik-beraberlik mesajları ön plana çıktı.
Dernek Başkanı Zeki Akdağ’ın da aralarında bulunduğu yetkililer, törende katılımcılara teşekkür ederek, “Büyük Veli Apaziz’in hakka yürüyüşünün 60. yılında aramızda bulunmanız bizleri onurlandırdı” mesajını verdi.
Yöresel ve ulusal katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği anma programı, dualar ve lokma dağıtımıyla sona erdi.

Seyyid Hacı Kureyş Dergâhı Derneği’nden Antalya Abdal Musa Sultan Dergâhı’na Ziyaret ve Yas Merasimi Programı
Ankara’da faaliyet gösteren Seyyid Hacı Kureyş Dergâhı Derneği, 26-29 Haziran 2026 tarihleri arasında Antalya’nın Elmalı ilçesinde bulunan tarihi Seyyid Abdal Musa Sultan Dergâhı’na anlamlı bir ziyaret programı düzenliyor.
Program kapsamında, Ehl-i Beyt Yas Merasimi’nin son gününe denk gelen 28 Haziran 2026 tarihinde dergâhta yas merasimi gerçekleştirilecek ve canların katkılarıyla hazırlanan lokmalar pay edilecek.
Ziyarete katılmak isteyen vatandaşlar için Ankara’dan gidiş ve dönüş organizasyonu dernek tarafından sağlanacaktır. Hareket planı şu şekildedir:
Gidiş Tarihi ve Saati: 26 Haziran 2026 Cuma, Saat: 22.00
Gidiş Hareket Yeri: Sezenler Caddesi, Atatürk Lisesi Önü, Sıhhiye / ANKARA
Dönüş Tarihi ve Saati: 28 Haziran 2026 Pazar, Saat: 22.00
Dönüş Hareket Yeri: Tekke Köyü, Elmalı / ANTALYA
Etkinlik Yeri: Seyyid Abdal Musa Sultan Dergâhı (Tekke Köyü, Elmalı/Antalya)
Kontenjan yönetimi ve ulaşım planlaması adına programa katılmak isteyen tüm canların dernek merkezine bizzat başvurmaları veya aşağıda belirtilen irtibat numaraları üzerinden iletişime geçmeleri rica olunur.
Dernek Adresi: İlkiz Sokak, No: 20/4 Sıhhiye / ANKARA
İrtibat Telefonları:
0 555 991 29 65
0 537 768 77 16
0 506 305 94 51
0 538 590 58 24

ALİ RIZA ÖZKAN
Toplumsal yapılar, tarih boyunca inanç bağları ve siyasi aidiyetler arasında hassas bir dengede varlığını sürdürmüştür. Bu dengenin bozulduğu dönemlerde halklar ve devletler terazinin eğimine göre büyük bedeller ödediler. Kimi zaman halklar büyük kıyıma uğradı, kimi zaman ise devletler tarihe karıştı. İnanç, doğası gereği birleştirici, kucaklayıcı ve zamanın ötesinde bir evrenselliğe sahip iken, siyaset dinamik, ayrıştırıcı ve dönemsel çıkarlara dayalı bir mücadele alanıdır. Ne yazık ki, Horasan Erenlerinin köklü manevi damarını temsil eden Alevilik-Bektaşilik geleneğinin bugün karşı karşıya kaldığı en büyük risklerden biri, bu iki alan arasındaki sınırların belirsizleşmesi ve inanç kurumlarının siyasal birer aktör haline getirilmesi riskidir.
SİYASALLAŞMANIN NEDEN OLDUĞU BÖLÜCÜLÜK FİTNESİ
Alevi-Bektaşi örgütlerinin kurumsal olarak günlük siyasetin içinde yer alması, siyasal olaylarda taraf olması ve partizanca açıklamalar yapması, Alevi-Bektaşiler açısından son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir tehdidi barındırmaktadır. 90’lardan beri bıkmadan, usanmadan Alevi-Bektaşileri ve Alevi-Bektaşi örgütlerini uyarıyorum. Her şeyden önce Alevilik-Bektaşilik, bir inanç sistemidir. Aynı inanca mensup bireylerin farklı siyasi kanaatlere, farklı dünya görüşlerine ve farklı parti aidiyetlerine sahip olması hem demokrasinin, hem de insan doğasının en doğal sonucudur. Ancak inancı temsil etme iddiasındaki yapıların yöneticileri pozisyonundaki kişilerin çoğu zaman bireysel kariyer, koltuk hırsıyla Alevi-Bektaşileri belirli bir siyasi partinin “arka bahçesi” konumuna getirmeye zorlaması, her şeyden önce Alevi-Bektaşiler arasındaki birliği ve beraberliği zedeleyen temel bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, yüzlerce yıl boyunca birlik ve beraberliğin, hoş görünün ve “yaradandan ötürü” büyüttüğümüz insana sevginin temsiliyetini üstlenen inancımızın yalın ve kapsayıcı çatısı altında buluşması gereken “Canlar”ımızı, siyasi kutuplaşmaların öznesi haline getirerek birbirinden uzaklaştırmaktadır. Daha da vahimi, bu tür kurumsal tarafgirlikler, toplumsal hassasiyetleri kaşımak isteyen siyasi odakların ve Türkiye’yi toplumsal istikrarsızlığa sürüklemeyi amaçlayan yabancı kaynaklı planların Alevi-Bektaşileri istismar etmesine açık bir kapı aralamaktadır. Bu noktada, önemle altını çizmek istediğim husus ise, inancın siyasi bir kalkan veya koz olarak kullanılması ile, geçmişte acı tecrübelerini yaşadığımız mezhep temelli gerilimlerin ve çatışmaların zeminini istemeden de olsa besleme riski taşımakta olduğu gerçeğidir.
ALEVİ ÖRGÜTLERİ, LÜTFEN SORUMLULUK ALIN!
Son günlerde Türkiye’nin ana muhalefet partisi (CHP) içerisinde yaşanan ve adeta bir “iç savaş” görüntüsü veren sert kutuplaşmalar, siyasetin insanı ve değerleri nasıl aşındırabildiğini gözler önüne sermektedir. Parti üyelerinin ve yöneticilerinin birbirlerini en sert ifadelerle, hakaretlerle hedef alması, siyasi kültürümüz açısından onaylanması mümkün olmayan bir tablodur. Bu hırslı ve incitici siyaset tarzının girdabına zaman zaman Alevi-Bektaşi Canların da kapıldığını üzülerek izliyorum. Oysa aynı çatı altında, aynı amaç için bir araya gelmiş insanların birbirlerine yönelik nezaketten uzak, hakarete varan üslupları, ne toplumu geleceğe taşıyacak bir vizyon sunabilir, ne de inancımızın özüyle bağdaşabilir. Siyaset sahnesindeki bu nitelik kaybı ve kör dövüşü karşısında taraf olmak yerine, mücadelenin daha uygar, saygılı ve vicdanlı bir düzeyde yürütülmesini talep etmek toplumsal bir sorumluluktur. Nitekim, bu tehlikeli gidişat ve inancın siyasete alet edilmesi, Alevi-Bektaşi toplumunun sağduyulu kurumları olan Anadolu Abdallar Cemevi Federasyonu, Anadolu Vakıflar Federasyonu, Afyonkarahisar Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Dernekleri Federasyonu, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu ve Alevi Yol ve Erkan Derneği’nin aralarında bulunduğu çok sayıda saygın kuruluş tarafından, ortak bir bildiri ile açıkça kınanmıştır. Söz konusu kuruluşların kamuoyuna sunduğu ortak irade, inancımızın geleceği adına hayati uyarılar içermektedir: 1- Alevilik-Bektaşilik, asırlık köklere sahip bir inanç olarak hiçbir siyasi partinin arka bahçesi ya da taraftarı olamaz. Bir inanç grubunun, siyasi partilerin iç çatışmalarında taraf haline getirilmesi büyük bir vebaldir. 2- İnanç kurumlarının siyasi partilerin iç işlerine müdahale derecesinde karışması, hem Alevi-Bektaşilere hem laiklik ilkesine hem de toplumsal barışımıza açıkça zarar vermektedir. 3- CHP’nin 7. Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişte ve bugün Alevi-Bektaşi inancı üzerinden hedef alınması ve inanç aidiyeti üzerinden siyasi malzeme yapılması kesin bir dille reddedilmelidir. 4- Siyasi partilerin iç işleyişinde ve kurultay süreçlerinde yaşanan tartışmaların tek ve asıl muhatabı yine o partinin kendi kurumsal kimliği ve delegeleridir. Alevi-Bektaşi kuruluşlarının da ortak açıklamasında vurgulandığı gibi, inanç kimliğinin bu tarz iç çekişmelerin içerisine çekilmesi, sadece adı geçen partinin toplum önündeki algısına değil, topyekun ülkemizin toplumsal dokusuna ve birliğine dinamit koymaktır.
KADİM DÜSTUR: “İNCİNSEN DE İNCİTME”!
Alevilik-Bektaşilik her şeyden önce hoşgörüdür, insana sevgi ve saygı göstermektir, vicdandır. Hünkâr’ımız Hacı Bektaş Veli’nin sözü ile, “Arifler hem arıdır, hem arıtıcı.” Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da altını çizdiği gibi, yolumuzun özü “arınmaktır”. Arınmak hırstan, öfkeden, dilden dökülecek kırıcı kelimelerden ve benlik davasından uzaklaşmaktır. Bu, sadece dönemsel bir refleks değil, her gün, her saat, her dakika ihtiyacımız olan süreğen bir eylemdir. Çünkü temiz bir toplumun temeli, ancak arınmış, temiz insandır. Özellikle toplumsal fay hatlarının tetiklenmek istendiği, dış ve iç kaynaklı manipülasyonların devrede olduğu bu kritik süreçte, Alevi-Bektaşi toplumunun duruşu her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır. Bizlerin olaylara karşı takınacağı tutum, siyasi angajmanların ötesinde, Hacı Bektaş Veli’nin engin hoşgörüsüyle şekillenmelidir. O’nun: “Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayın.” düsturu, bugün kutuplaşan topluma sunulacak en büyük panzehirdir. Siyasetin dili ne kadar sertleşirse sertleşsin, parti içi mücadeleler ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsin, Alevi-Bektaşi canlar “incinsen de incitme” felsefesini hiçbir zaman terk etmemelidir.
ALEVİ-BEKTAŞİLER TOPLUMA ÖRNEK OLMALIDIR
Alevi-Bektaşilerin görevi siyasi kavgaların tarafı veya bir partinin dayanağı/payandası olmak değildir. Alevi-Bektaşilerin görevi insani ilişkiler, hoşgörü, adalet ve vicdan konusunda topluma, hatta insanlığa örnek olmaktır. İnancı siyasetin dar ve menfaat odaklı şekillenen kalıplarına hapsetmek yerine, siyaseti inancımızın ahlaki ve insani değerleriyle dönüştürmek, halkımıza ve ülkemizin siyasi kültür mirasına yapabileceğimiz en büyük katkıdır. Ortak deklarasyonumuzda da ilan ettiğimiz üzere, inancımızın ve kimliğimizin siyaset üstü kalması iradesi, toplumsal barışımızın en güçlü güvencesidir.
Kaynak Linki = https://www.alevihaberler.com.tr/makale/siyasetin-kiskacinda-aleviler-655
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.