İstanbul PARÇALI AZ BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • cemevihaber.com
  • Genel
  • Viyana’dan Acı Çığlık: “Avusturya Batıyor Mu, Sokaklar Gettoya mı Dönüşüyor”

Viyana’dan Acı Çığlık: “Avusturya Batıyor Mu, Sokaklar Gettoya mı Dönüşüyor”

ad826x90

VİYANA – 1986 yılından bu yana Viyana’da yaşayan deneyimli gözlemci Kazim Balaban, Avusturya’nın son 40 yıldaki çarpıcı dönüşümünü kaleme aldı. Bir dönem refahın ve güvenliğin sembolü olan başkent Viyana’nın, özellikle kontrolsüz yeni göç dalgalarıyla birlikte bir “getto” görüntüsüne büründüğünü belirten Balaban’ın tespitleri, Avrupa’daki sosyal krizin derinliğini gözler önüne seriyor.

ad826x90

Schilling’in Bereketinden Euro’nun Sefaletine

1980’li yılların Avusturya’sı ile bugünkü tablo arasında uçurumlar var. O dönem kullanılan Avusturya Schilling’inin alım gücü yüksek, kiralar ve günlük yaşam giderleri oldukça uygundu. Ancak Euro’ya geçişle birlikte halkın refah seviyesinde tarihi bir gerileme yaşandı.

Ekonomik erimenin yanı sıra, asıl büyük kırılma sosyolojik yapıda ve sokaklarda yaşanıyor.

Türk Toplumunun 40 Yıllık Başarı Hikayesi Tehlikede

1980’lerde II. Viyana Kuşatması’ndan kalma önyargılarla karşılanan, ağır inşaat ve temizlik işlerinde çalışan Türk toplumu, aradan geçen 40 yılda muazzam bir başarı hikayesine imza attı. Aile emeğiyle pazarlara hakim olan, döner büfeleri, fırınlar ve marketlerle ticarete atılan Türkler, bugün Avusturya’da doktor, mühendis, hemşire ve kamu görevlisi olarak toplumun saygın birer parçası.

Ancak Türk toplumunun tırnaklarıyla kazıyarak kazandığı bu olumlu imaj, son yıllarda yeni mülteci dalgaları nedeniyle büyük bir gölge altında.

ad826x90

“Eski Misafir Yeni Misafiri Sevmez”

Sosyolojik bir gerçeği eski bir Türk atasözüyle özetleyen Balaban, uzun yıllardır Avusturya’da yaşayan yerleşik göçmenlerin ve yerli halkın yeni mülteci dalgasından (özellikle Afgan ve Suriyeli gruplar) ciddi rahatsızlık duyduğunu belirtiyor.

Viyana sokaklarında ve okullarında yaşanan alarm verici değişimler ise şu şekilde sıralanıyor:

Eğitimde Çöküş: Eskiden Almanca bilmeyen Türk veliler bile çocuklarının eğitimi için toplantılara tercümanla gelirken, şimdiki sorunlu öğrencilerin aileleri okula adım bile atmıyor. Okullarda gruplaşmalar, küfür, öğretmene saygısızlık ve bıçak taşıma vakaları sıradanlaştı.

10. Bölge (Favoriten) El Değiştirdi: Türk esnafın canlı tuttuğu ünlü semt pazarı artık Suriyelilerin kontrolünde. Hijyen ve düzen kuralları hiçe sayılıyor; gıdaların arasında eldivensiz ve bonesiz çalışanlar, her yeri kaplayan Arapça tabelalar dikkat çekiyor.

ad826x90

Güvenlik Sıfıra İndi: Sokaklarda 16-17 yaşındaki gençler yoldan geçenlere açıkça uyuşturucu satıyor. Araçların camlarının kırılarak soyulması rutin bir hal almış durumda. Sokakta çöp atanları uyaranlar tehdit ediliyor; uyuşturucu, gasp ve sokak şiddeti nedeniyle yerleşik Türk aileleri bölgeyi terk ediyor.

Bir Eğitimcinin İtirafı: “Okullarda gruplaşmalar arttı, sürekli kavga çıkıyor. Bıçak taşıyan öğrenciler var. Velileri defalarca çağırmamıza rağmen okula gelmiyorlar. Bu durum gerçekten endişe verici.”

Devlet Aciz mi, Yoksa “Büyük Operasyon” mu Bekleniyor?

Viyana’da güvenlik hissinin yok olmasının ardından kamuoyunda görüşler ikiye bölünmüş durumda.

Birinci kesim, artan yabancı karşıtlığının ve entegrasyon krizinin ileride çok daha büyük sosyal huzursuzluklara ve patlamalara yol açacağını düşünüyor.

İkinci kesim ise Avusturya devletinin her şeyin farkında olduğunu iddia ediyor. Tıpkı 1990’lı yıllarda 10-15 bin Dolar karşılığında yapılan sahte evlilikleri tek bir operasyonla çözen ve binlerce kişiyi sınır dışı eden devlet refleksinin, şu an sadece hukuki ve siyasi zeminin olgunlaşmasını beklediği konuşuluyor.

Avusturya’nın bu tehlikeli gettolaşma krizinden nasıl çıkacağını ise zaman gösterecek. Ancak kesin olan bir şey var: Viyana için çanlar çalıyor.

Haber: [Mustafa Fırat/Cemevi haber]

Gözlem ve Kaynak: Kazim Balaban / Viyana

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.