İstanbul PARÇALI AZ BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

“Terörsüz Türkiye” Tartışmalarına Sert Uyarı

ad826x90

Alevihaberler.com’da yayımlanan çarpıcı analiz, Soğuk Savaş yıllarındaki “Yeşil Kuşak” siyasetinden günümüzün “İdris-i Bitlisî” tartışmalarına uzanan süreçte Alevi toplumunun yaşadığı kaygıları ve anayasal eşit yurttaşlık talebini gündeme taşıdı.

ad826x90

Alevi aydınlar, Türkiye’nin  “Terörsüz Türkiye”  politikalarına destek sunarken, toplumsal barış için “Evrensel değerlerle inşa edilecek demokratik ve seküler bir geleceğin başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’daki tüm toplumların yararına olacağı” na olan inançlarını belirtmişlerdir.

Ancak DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Bildirgeyi imzalayanlar arasında yer alan ve geçmişte partide milletvekilliği yapmış isimlere dönük “Sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız, hangi aydın kimliği var bilmiyorum” ifadeleri ise, bu güne kadar DEM çizgisinde siyaset yapmış  Aleviler arasında büyük bir tartışma yarattı.

ANKARA – Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürüttüğü bölgesel ve iç siyaset adımları sürerken, süreçte kullanılan söylem ve semboller kamuoyunda derin tartışmalara yol açıyor. Alevihaberler.com sitesinde  Mustafa Fırat tarafından kaleme alınan “Tarihin Çıkmaz Sokağı: İdris-i Bitlisî Paradoksu ve Alevi Aydınların Erken Uyarısı” başlıklı analiz, geçmişte yaşanan tarihsel kırılmaların bugün yeniden tekrar etme riski taşıdığına dikkat çekiyor.

Çalışmada, Türkiye’nin Soğuk Savaş döneminde ABD’nin “Yeşil Kuşak” konsepti doğrultusunda uyguladığı politikalar ile günümüzde öne çıkarılan “din ortaklığı” söylemleri arasında kurulan bağ, çarpıcı tespitlerle ortaya konuluyor.

ad826x90

1947’deki “Varto Mektubu”ndan Günümüze Uzanan Hafıza

Analizde öne çıkan temel başlıklar ve tarihsel tespitler şu şekilde sıralanıyor:

  • Soğuk Savaş Mirası: II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyet tehdidine karşı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da feodal beylerin, şeyhlerin ve dini yapıların güvenlik aparatı olarak siyasete dahil edilmesinin Alevi toplumunda derin kaygılara yol açtığı belirtiliyor.

  • Mehmet Şerif Fırat’ın Uyarısı: 1947 yılında Mehmet Şerif Fırat tarafından kaleme alınan “Varto Mektubu”nun, oy ve güvenlik kaygısıyla feodal-dini yapıların aracı kılınmasının Cumhuriyet’in laik ve eşit yurttaşlık zeminini bozacağına dair tarihsel bir erken uyarı niteliği taşıdığı vurgulanıyor.

  • Kimlik Erozyonu ve Çifte Asimilasyon: Siyasal sistemin geçmişte Alevi toplumunun kaygılarını göz ardı etmesinin bölgedeki Alevi kesimleri sol-sosyalist bloklara ve nihayetinde PKK’nın istismarına açık hale getirdiği; örgüt tahakkümünün ise “Alisiz Alevilik” gibi söylemlerle yeni bir kimlik erozyonu ürettiği ifade ediliyor.

    ad826x90

Alevi Aydınlar Bildirgesi: “Tarihsel Hatalardan Ders Alınmalı”

Analizde, bugün yürütülen süreçte İdris-i Bitlisî referansı üzerinden yeni bir dini-etnik ittifak kurgulanmasının Alevi toplumundaki tarihsel hafızayı yeniden canlandırdığına işaret ediliyor. Mehmet Şerif Fırat’ın 1940’lardaki itirazının günümüzde Alevi Aydınlar Bildirgesi ile yeniden kamusal gündeme taşındığı hatırlatılıyor.

“Toplumsal barış ve terörün tasfiyesi; yeni dini veya etnik aracılar üzerinden değil; laik hukuk, anayasal eşitlik ve hiçbir yurttaşı dışarıda bırakmayan ortak vatandaşlık zemininde yükselmek zorundadır.”

Dışarıda Stratejik Otonomi, İçeride Kapsayıcı Demokrasi

Türkiye’nin Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD’nin bölgedeki tek taraflı müdahalelerine karşı İHA/SİHA’lar, yerli savunma sanayii, sınır ötesi harekâtlar ve Kalkınma Yolu Projesi ile güçlü bir stratejik otonomi kazandığı vurgulanan haber-analizde; sahadaki bu başarının kalıcı bir iç barışa dönüşmesinin ancak feodal ve dini vesayet anlayışlarının tamamen terk edilmesiyle mümkün olacağı altı çizilerek noktalanıyor.

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.