






Tunceli bölgesinin köklü inanç merkezlerinden biri olan Seyyid Derviş Gevr (Derviş Beyaz) Ocağı evlatlarından Pir Metin Küçük, ocağın tarihsel kimliği, şeceresi ve literatürdeki yeri üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamada, yol erkanına olan bağlılık vurgulanırken, ocağın tarihsel gerçekliğinin yazılı belgelerle korunmasının önemi hatırlatıldı.

İnanç önderlerinden Seyyid Pir Metin Küçük, son yıllarda Tunceli ve çevresindeki ocaklar üzerine yapılan akademik ve tarihsel araştırmaların artmasıyla birlikte, Seyyid Derviş Gevr Ocağı’na dair gerçeklerin kamuoyuyla paylaşılmasının bir “sorumluluk” haline geldiğini belirtti. “Yol ve Hakikat Üzerine” başlığıyla yayımlanan açıklamada, ocağın silsilesi ve kerameti üzerine yapılan yanlış yorumlara belgelerle yanıt verildi.
“Suskunluğumuz Edep ve Erkan Gereğiydi”
Uzun yıllar boyunca ocaklar arası bir gerilime sebebiyet vermemek adına sükuneti tercih ettiklerini belirten Pir Metin Küçük, bu duruşun bir zayıflık değil, Alevi-Bektaşi yolunun “edep” ilkesinden kaynaklandığını vurguladı. Ancak gelinen noktada, tarihsel tahrifatın önüne geçmek ve ocağın hafızasını korumak amacıyla belgelerle konuşma vaktinin geldiğini ifade etti.
Şecereler Arasındaki Net Farklılıklar

Açıklamada, Seyyid Derviş Gevr Ocağı’nın soyağacının ve silsilesinin sanılanın aksine çok net olduğu ve diğer ocaklarla karışıklığa yer bırakmayacak şekilde ayrıştığı belirtildi. Pir Metin Küçük, ocağın köklerini şu verilerle ortaya koydu:
• Seyyid Derviş Gevr (Seyyid Mahmudü’l-Kebir): Babası Seyyid Mikail, oğulları ise Seyyid Abdullah ve Seyyid Hani’dir.
• Bu bilgiler kuşaktan kuşağa aktarılan sözlü anlatıların ötesinde, korunmuş şecere-i silsilelere dayanmaktadır.
“Derviş Beyaz” Bir Keramet Lakabıdır
Kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine de değinen Küçük, “Derviş Beyaz” isminin ayrı bir şahsiyet değil, bizzat Seyyid Derviş Gevr’in keramet lakabı olduğunu vurguladı. Ateş kerametine dair anlatıların tarihsel belgeler ve icazetnameler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatarak, her ocağın kendi özgün tarihiyle anılmasının yolun selameti açısından kritik olduğunu ifade etti.
“Amacımız Kavga Değil, Hakikatin Terazisidir”

Açıklamanın sonunda, bu bilgilendirmenin amacının herhangi bir yapıyı küçültmek değil, inancı hurafelerden arındırmak olduğu belirtildi. Pir Metin Küçük, Hz. Ali’nin hakikat mücadelesinden örnekler vererek şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, Seyyid Derviş GEVR – Derviş Beyaz yolunun evlatları olarak; kimseyle kavga etmeden, yalnızca bildiğimizi ve belgelediğimizi paylaşma niyetindeyiz. Hakikat er ya da geç aşikâr olur. Amacımız, yolun ve inancın doğru bilgiyle, hurafeden uzak biçimde yaşatılmasıdır.”
Bu tarihi açıklama, bölgedeki inanç önderleri, araştırmacılar ve kurum başkanlarına bir çağrı niteliği taşırken; ocağın tarihsel mirasına sahip çıkma kararlılığını da gözler önüne serdi.


1
Ali Rıza Özdemir, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atandı
4444 kez okundu
2
Karacaahmet Sultan Derneği’nde Olaylı Seçim
675 kez okundu
3
Atatürk’ün Hacıbektaş Ziyareti: Kurtuluş Savaşı’nda Alevi-Bektaşi Desteğinin Kilometre Taşı
298 kez okundu
4
Hubyar Eğitim Vakfı’ndan ‘Tekke’ Açıklaması: “Mesele İdeolojik Zemine Çekilmek İsteniyor”
156 kez okundu
5
Ali Rıza Özdemir’den Alevilik ve Kültürel Hegemonya Analizi: “Aleviliği Dışlayan Bir Yapının Hegemonya Şansı Yoktur”
150 kez okundu
