






Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Önceki Dönem Başkanı Ali Rıza Özdemir, cemevlerinin kökenini Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) Mescid-i Nebevi’sine dayandıran bir yazı kaleme aldı. Özdemir, cemevlerini cami, dergâh ve tekke gibi kurumlarla aynı manevi mirasın dalları olarak tanımladı.

Özdemir’e göre cemevlerinin değişmez birincil amacı ibadettir. Sosyal ve kültürel etkinlikler önemli olsa da, tüm faaliyetler ibadetin kutsal çatısı altında toplanır. Yazının en çarpıcı noktalarından biri: “Meydan varsa cemevi vardır.” Tasavvufi literatürde cem erkanının (zikir) yapıldığı “meydan” alanı, bir yapıyı teknik olarak cemevi kılan tek unsurdur. Meydan bulunmayan bir bina, ne kadar sosyal işlev görürse görsün bu vasfı taşıyamaz.Cemevlerini tartışmasız bir ibadethane olarak niteleyen Özdemir, bu mekanların inancın yaşandığı, gönüllerin birleştiği ve Hak kapısına durulduğu yerler olduğunu vurguluyor. Toplumun manevi direklerinden biri olarak gördüğü cemevlerinin, Hz. Peygamber’in geniş ve kucaklayıcı mescit anlayışını yansıttığını belirtiyor.
Ali Rıza Özdemir’in makalesinin tam metni şöyle:
CEMEVLERİNE DAİR KISA BİR DERKENAR

Köklü Bir Mirasın İzinde
Cemevleri, camiler, dergâh ve tekkeler… Bu kurumların her biri, köklerini Hz. Muhammed Mustafa (sav) efendimizin dönemindeki Mescid-i Nebevi’den alır. Hepsi aynı ulu çınarın dalları, aynı manevi mirasın devamıdır.
Mescid-i Nebevi’nin Çok Yönlü Ruhu
Asr-ı Saadet’te mescitler sadece rükû ve secde yeri değil; eğitimin, sosyal dayanışmanın, kültürel birliğin ve toplumsal meselelerin çözüldüğü birer yaşam merkeziydi. Cemevleri, bu çok fonksiyonlu yapıyı günümüze taşıyan canlı birer örnektir.

Cemevlerinin Esas Kimliği
Cemevleri bugün sosyal ve kültürel birçok önemli işlevi başarıyla yerine getirse de varlıklarının değişmez birincil gayesi ibadettir. Tüm sosyal faaliyetler bu kutsal çatının altında toplanır ancak merkezin kalbi her zaman ibadetle atar.
“Meydan” Varsa Cemevi Vardır
Tasavvufi literatürde zikir olarak adlandırılan cem erkanının yürütüldüğü “meydan” adlı o kutlu alan, bir binayı cemevi kılan yegane unsurdur. Meydanı olmayan bir yapı, hangi sosyal işleve sahip olursa olsun teknik olarak “cemevi” vasfını kazanamaz.
Bir İbadethane Olarak Cemevi
Cemevlerinin öncelikli kimliği tartışmasız olarak ibadethanedir. İnancın yaşandığı, gönüllerin birlendiği ve Hak kapısına durulduğu bu mekanlar, asli işlevleri olan ibadet mekânı olma vasfıyla toplumun manevi direklerinden biridir.
Birliğe ve Hakikate Çağrı
Farklı özelliklerle ön plana çıksalar da tüm bu mekanlar insanı kâmil kılma ve Hakk’a ulaştırma amacına hizmet eder. Cemevlerinin ibadet mekânı olduğu gerçeğini görmek, Hz. Peygamber’in mescit anlayışındaki o geniş ve kucaklayıcı ruhu doğru anlamaktır.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım…
*Kaynak: X platformunda @etnojenez hesabı tarafından paylaşılan yazı.*


1
Ali Rıza Özdemir, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atandı
4444 kez okundu
2
Karacaahmet Sultan Derneği’nde Olaylı Seçim
675 kez okundu
3
Atatürk’ün Hacıbektaş Ziyareti: Kurtuluş Savaşı’nda Alevi-Bektaşi Desteğinin Kilometre Taşı
299 kez okundu
4
Hubyar Eğitim Vakfı’ndan ‘Tekke’ Açıklaması: “Mesele İdeolojik Zemine Çekilmek İsteniyor”
156 kez okundu
5
Ali Rıza Özdemir’den Alevilik ve Kültürel Hegemonya Analizi: “Aleviliği Dışlayan Bir Yapının Hegemonya Şansı Yoktur”
150 kez okundu
